Karaköy’deki eski kitapçı, her zamanki gibi sessizdi. Tozlu raflar arasında bir genç kadın, el yazması bir şiir defteri buldu.
Sayfaların arasında sararmış bir zarf vardı. Üzerinde sadece şu yazılıydı:
“İnci’ye, 14 Mart 1983”
Kadın zarfı açtı. İçindeki mektup kısaydı ama kalbe çarpıyordu:
“Seni vapurda ilk gördüğümde zaman durdu. Eğer bu mektubu bir gün eline geçirirsen, bil ki ben hâlâ oradayım. Aynı köşede, aynı kalpte.”
Kadın o gün Galata Köprüsü’ne yürüdü. Yağmur başlamıştı. Ve köprünün ucunda, 60’larında bir adam, cebinden aynı defterin bir benzerini çıkarıp duruyordu.
