16. yüzyıl resim sanatında "Pentimento" (pişmanlık) adı verilen büyüleyici bir olgu vardır. Yağlı boya tablolar yıllandıkça, en üstteki boya katmanı yavaşça şeffaflaşır ve ressamın zamanında üzerini kapattığı, gizlediği veya değiştirdiği ilk taslaklar yüzeye vurmaya başlar. Bir müzeyi gezerken, o güne kadar hayranlıkla baktığınız tablonun altında gizlenmiş o gerçek ve bambaşka silüeti bir kez fark ettiğinizde, artık o esere asla eskisi gibi bakamazsınız. Gözünüz hep o gizli çizgiye takılır.
Gelelim bugüne... İnsan ilişkilerinde yaşadığımız bazı keskin kırılmalar da tam olarak böyledir. Bazen çok sevdiğimiz, güvendiğimiz veya yıllarımızı verdiğimiz birinin, bir kriz anında veya hiç beklemediğimiz bir olayda o güne kadar ustaca örttüğü bir alt katmanını görürüz. O an içimizde sessizce bir şeyler kırılır. İlişki fiziksel olarak bitmese bile, o kişiye dair hislerimiz geri dönülemez şekilde değişir. Ne olursa olsun, o insan hakkında bir daha asla aynı hissedemeyiz.
Küçük bir etimolojik not düşeyim: "Karakter" kelimesi, Antik Yunancada mühür basmak, kazımak anlamına gelen kharássein kökünden gelir. Yani karakter; giyilen bir kıyafet değil, insanın zamanla ruhuna ve davranışlarına kazıdığı değişmez izlerdir. Birinin o gerçek izini, o mührünü bir kere gördüğünüzde, zihninizdeki o eski illüzyon kaybolur. Psikolojideki "Gestalt" algısı gibi; zihniniz o kişiye dair resmi yeniden organize eder ve o yeni tabloyu bir daha asla unutmaz.
Kendi hayatıma dönüp baktığımda bunu çok net görebiliyorum. Eskiden biri beni hayal kırıklığına uğrattığında, o kişinin tekrar kafamda yarattığım eski haline döneceğine inandırırdım kendimi. Görünmez katmanı yok saymaya çalışırdım. Ama zamanla şunu fark ettim: Maske düştükten sonra hissedilen o soğuk yabancılaşma hissi aslında bir ceza değil, bir uyanışmış. Şimdi o anları, hayatımdaki insanların gerçek sınırlarını çizdiğim birer pusula olarak görüyorum.
Maya Angelou’nun o muazzam sözü bu durumu ne güzel özetler: "Birisi size kim olduğunu gösterdiğinde, ona ilk seferinde inanın."
Sizin de hayatınızda, tek bir andan veya olaydan sonra karşınızdaki kişiye dair hislerinizin bir saniyede ve geri dönülemez şekilde değiştiği anlar oldu mu?
